Lionel Messi: Don Kişot’un Yazarı

Mart 3, 2011

Golleri karşılaştırmalı izlemek için tıkla

Jorge Luis Borges 1944’te Kastilya dilindeki belki de en iyi öykü kitabı olan Ficciones’i yayınladığında, kitaba beş yıl önce Silvina Ocampo’ya ithaf ettiği barok, ironik, ve şüphesiz olağanüstü, bir metni de dahil etmişti: Pierre Menard, Don Kişot’un yazarı. Çok az Borges metni bu öykü gibi birbirinden nitelikli sayısız araştırmaya konu olmuştur ama hiçbiri böylesi büyüleyici benzersizlikte bir sorunu bu kadar incelikle ortaya sermemiştir. Öykünün -Valery’nin dostu, geç kalmış bir sembolist, ölçüsüz bir girişim neticesinde ancak parçalı, kısa bir eser meydana getirebilen bir yazarın- meçhul Menard’ın güvenilir mektup arkadaşı olan çokbilmiş anlatıcısı, bu Nimesli bahtsız şairin inanılmaz çabalar karşılığında parçalı başarılar elde ettiği akıl almaz girişimini tüm ayrıntılarıyla anlatır: Don Kişot’u yazmak.

Evet, çünkü gizemli Fransız Pierre Menard’ın amacı bu klasik İspanyol eserini çevirmek değildir, kopyasını çıkarmak, yazıya geçirmek, hatırlamak da değildir, yani bir başka Don Kişot daha yazmayı -“kolay olanı” der Borges anlatıcının ağzından- istemiyordur; o, Don Kişot’u yazmak istiyordur, aynı metni: “Miguel Cervantes’in eseriyle –kelime kelime, satır satır- örtüşen sayfalar üretmek”. Onun kelimeleriyle “son derece sade bir muhteşemlikteki” bu hedefe ulaşabilmek için ilk önce imkansızlıklar arasında göreceli olarak basit olan bir metodun uygulanması gerekiyordur: Cervantes olmak.

Bunun için -öyküde sıralarken hayran kalır Borges-  Menard XVII. yüzyıl İspanyolcasını nispeten çok daha iyi öğrenir, katolik inancına geri döner, belleğinde Türklere ve Araplara karşı savaşır ve başka pek çok kahramanlığın yanı sıra 1602 ile 1912 arasındaki Avrupa tarihini unutur. Yine de, bu yol ona aşırı kolay görünür ve hepsinden vazgeçer. Böylece sonunda en çetin yolu, gerçek olan tek yolu seçer:  XX. yüzyılda bir XVII. yüzyıl yazarı olmayı denemeyi bırakarak, yalnızca gizemli Pierre Menard olarak -ve hep öyle kalarak- Don Kişot’u yazmak. “Özünde görevim o kadar da zor değil -diye itiraf eder Menard anlatıcıya yazdığı mektuplarından birinde o karmaşık mantığıyla- görevi tamamlayabilmek için ölümsüz olmak yeter bana”.

Tüm bu büyüleyici uğraştan geriye yalnızca kopuk tanıklıklar ve görev tamama erseydi ortaya çıkabilecek olandan birkaç örnek kalır: birinci kitabın dokuzuncu ve otuzuncu bölümleriyle yirmi ikinci bölümden bir parça. Hepsi bu.

Buraya kadar, Menard. Buradan sonra ya da itibaren düşüncelerin ve anlatıların mülkiyeti üzerine, geçmişe ve geleceğe ışık tutan yanılgılı bir duygu, geri döndürebilir zamansallık üzerine hayli kibirli borgesyen bir mütalaa. “Menard, (belki de istemeden) başladığı yerden pek uzağa gidemeyen ilkel okuma sanatını yeni bir teknik getirerek zenginleştirmişti: incelikli anakronizm ve hatalı atıflar tekniği.” diye bağlar bu mütalaayı o dehşetli ironisiyle Borges’e ait olduğu şüphe götürmez bir ses.

Bir futbol idolüne işaret etmek için kurgunun ve zekanın bu ihtişamlı zirvelerine başvurmak, aşırılık ya da en azından yolu şaşırmak gibi görünebilir bazılarına. Öyle olmadığını gösterebileceğime inanıyorum.

Artık -iyice meşhur olan- genç Lionel Messi’nin, 18 Nisan Çarşamba gününün poyrazlı gün batımında, Barcelona FC stadı Camp Nou’da, eğlence ve tüketim için, urbi et orbe, oynanan maçta zamanda ve mekanda uzun bir yol kat ederek takımının ve kendisinin Getafe’ye karşı ikinci golünü attığı top sürüşünün ardından seyirciler arasında büyüleyici, ve paradoksal olarak, karşılaştırılabilir bir olay yaşandığı konusunda anında ve tartışmasız bir konsensüs oluştu: Genç adam Maradona’nın 1986 Dünya Kupası’nda İngilizlere attığı golün aynısını atmıştı.

Futbolun mekanikleştiği ve itaatkar icracılar tarafından önceden çalışılarak oynandığı böylesi zamanlarda birbirinin aynısı goller seyretmek –birbirinin tıpatıp aynısı pozisyonlara birbirinin tıpatıp aynısı tepkilerin verildiği sayısız örnek var- o kadar da tuhaf bir şey değildi; olayı olağanüstü yapan büyüleyici bir biçimde tekrarı görülenin -tanımı gereği- tekrarlanamaz olan, inanılmaz olan olmasıydı: tarihin en güzel golü söz konusuydu. Messi’ninki daha iyi ya da daha kötü değildi, endişe verici bir biçimde aynısıydı. Benzer bir gol atmadı Messi, onu kopya etmedi, taklit etmedi, tercüme etmedi: basitçe, inanılmaz biçimde, onu tekrar attı.

Ben diyorum ki, tıpkı Pierre Menard’ın Don Kişot’u yazmak isteyip kısmen başarabilmesi gibi, Messi de aynısını denedi ama o, Diego’nun golünü gerçekleştirebildi. Hatta iş şunu varsaymaya kadar vardırılabilir – evet bunu da söyleyeceğim- Messi’nin de zaten önceden benzeşi bücür hakkında benzer bir planı vardı. Şurası çok açık; tıpkı Pierre Mennard gibi Messi de –farkında olsun ya da olmasın, ki yalnızca varlığıyla bize bunu hissettiriyor- bir gün Diego’nun golünün aynısını atma düşüncesini önceden tatmıştı. Ve şu çok açık ki, ilk seçenek olarak o da Pierre Menard gibi  -olabilirliği ölçüsünde- Maradona olma yolunu seçmişti; golü ancak ondan sonra, bir Diego olarak atabilmek için. Bu yüzden Arjantinli (öyle yaratıldı), bu yüzden taşındı o taşındığı yere, bu yüzden Avrupa’da oynamak için Barselona’ya gitti, bu yüzden Dünya Gençler Şampiyonu oldu, bu yüzden başarısız bir Dünya Kupası yaşadı.

Olağanüstü olan ise şuydu: Bir süre sonra, yine Pierre Menard gibi, Messi de en zor yolu seçti. Diego olmadan (bunu beklemeden) Diego’nun golünü atmaya karar verdi. İşlemleri hızlandırdı, acele etti; daha gereken yaşı tamamlamadan, İkinci Dünya Kupası’nı oynamadan, İngiltere’ye karşı sahaya çıkmadan, sıradan bir akşam rakip kaleciyi çaresiz ve savunmasız bırakan her şeye ilgisiz bir bilgelik ve kendine güvenle Diego’nun golünü attı.

           Arjantin Gazetesi Pagina 12‘nin 24 Nisan 2007 tarihli nüshasından.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: