Çeviri üzerine

Mart 12, 2011

Ricardo Piglia

“…Arjantin’de, bir çeviri tarihi olmadan, bir edebiyat dili tarihi, edebiyat dilinin aşamalarının ve dönüşümünün tarihi olmaz. Çevirmenlerin neredeyse görünmez, neredeyse anonim uğraşları edebi tarzın normlarını yazıya dökerek açığa çıkarır. Bütün çevirmenler bu zımni normlara riayet eder ve çeviri yaparken bir dönem hakim olan edebi tarzın muhtemel işaretlerini yeniden üretirler. (Eğer böyle bir tarih mümkün olsaydı) Toplumsal bir tarz olarak bir çeviri tarihiyle üslubun edebi kullanımlarına karşılık gelen değerleri ve anlamları üst üste eklemek mümkün olurdu.

Çevirmen, bir taraftan da, dilin sınırlarına yerleşir ve her zaman sanki üçüncü bir dilde, uydurulmuş, yapay bir dilde yazacakmış gibi görünür. Bu anlamda çeviri edebi dilin zenginleşmesinde ve dönüşümünde temel araçlardan biridir. Ama yalnızca büyük çevirilerin (isim verecek olursak Borges’in Faulkner çevirisinin ya da Wilcock’un Kafka, Pezzoni’nin Nabokov, Canto’nun Mailer, Bianco’nun Beckett, Aurora Bernardez’in Sartre, Walsh’ın Chandler çevirisinin) ortaya koyduğu metinler ve bunların üslubun ufkuna olan etkileri değil mevzubahis olan; ‘kötü’ çevirilerin bıraktığı izi de dikkate almak gerekir: Bunlar  da tuhaf ve yapıntı havalarıyla birer stilistik arşivdirler. İspanyolca orada olmadığı her şey olarak çınlar ve yabancı bir dil gibi hareket eder…”

Piglia, Ricardo (2001). Formas Breves (2ª edición). Barcelona. Editorial Anagrama. pp. 89-90.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: