Yılmaz Güney: Seyyit Han (Toprağın Gelini)

Haziran 29, 2011

Öyküsü (Fragman) :

“(…)

Gövdesi ne kadar ağır geliyor kendine? Suları zorlukla geçiyor Seyit Han… Kanı ığıl ığıl akıyor, bahar kokuyor, Kejé’nin yumuşak elleri sarıyor onu… Şafağa yaklaşıyor… gidecek az sonra, gün ağarmadan çıkacak uzun bir yolculuğa… Atı bekliyor onu, Kejé üzgün bakıyor…

«Kejé» diyor Seyit «Mürşit kardaşından istemişim seni, lakin vermemiş.»

«Sen bir şahansın Seyit Han. Ben bir küçük serçe,» diyor Kejé «Al kanadın altına götür beni.»

«Benim kanadım kırıktır. Arkadaş bacısını kaçıramam. Mürşit seni dul bırakmamdan korkar. Düşmanımın çokluğundan çekinir. Kejé… beklersen beni giderim.»

«Nereye gidersin? Yırtıcı kuşun ömrü az olur Seyidim. Seni vururlar. Benim elim boş kalır.»

«Olmaz… Mürşit doğru der… Gül dalına bülbül konar, bilir. Gitmem lazım, bilir. Düşmanım çoktur, bilir. Sağ kalırsam dönerim Kejé. Hapislere düşersem bekler misin? Uzaklarda kalsam yolumu gözler misin?»

«Ben ince bir dalım Seyidim. Kurumazsam beklerim. Üstümde toprak çiçek açsa gene beklerim. Üstümde bir karış ot bitse gene beklerim.»

«Ben gidiyorum Kejé. Al, bu kurşun sende kalsın. Seni sana emanet ediyorum.»

Ve şafağa yaklaşıyor Seyit… ayrılığın o uzun şafağına… yolundaki nergisleri topluyor…

Başı elleri arasında, yoğun acılara tutsak, yoğun acıların tanığı Hidayet emmi kıpırtısız yol gözlüyor. İki büklüm kanlar içinde görünce Seyid’i doğruluyor… elinde sümbül ve nergis çiçekleri, kanlara bulanmış. Yeni bir şafağın yolcusu Seyit, Kejé’nin mezarına yürüyor. O yenilmez inadın verdiği direnci biliyor Hidayet emmi… son çabası, küçük, ince derede boğuluyor; karlı dağları, ovaları aşan, kanlı savaşlardan geçen Seyit, o diz boyu dereyi geçemiyor, yıkılıyor; ulaşamıyor Kejé’nin şafak bekçisi toprağına… Sular alıp götürüyor nergisleri, sümbülleri, avucu boş kalıyor Seyid’in…

Turnalar yeni bir şafağa uçuyorlar mavi gökyüzünde, yeni ve mutlu şafaklara…

Nergisler ve sümbüller büyük ırmaklara, ırmaklar denizlere ulaşacaklar…

Ve turnalar… Gök ne denli mavidir bugün…”

(Seyyit Han, Yılmaz Güney, Güney Filmcilik Yayınları, Şubat 1976, İstanbul, Sf. 83-85.)

Senaryosu (Fragman):

“(…)

114.       DERE BOYU                                       (Dış-Gün)

Suda, sendeleyerek yürüyen Seyyit’in gölgesini görürüz.

SEYYİT’İN SESİ ― Kejé, Mürşid kardaşından istemişim seni, lakin vermemiş.

KEJÉ’NİN SESİ ― Sen bir şahansın Seyyit Han. Ben bir küçük serçe. Al kanadın altına götür beni.

SEYYİT HAN ― Benim kanadım kırıktır. Arkadaş bacısını kaçıramam. Mürşid seni dul bırakmamdan korkar. Düşmanımın çokluğundan çekinir.

Seyyit ilerler. Önüne çıkan bir nergisi kopartır.

SEYYİT’İN SESİ ― Kejé, beklersen giderim.

KEJÉ’NİN SESİ ― Nereye gidersin? Yırtıcı kuşun ömrü az olur. Seyyit’im. Seni vururlar. Benim elim boş kalır.

SEYYİT’İN SESİ ― Olmaz, Mürşid doğru der. Gül dalına bülbül konar, bilir. Gitmem lâzım, bilir düşmanım çoktur, bilir. Sağ kalırsam dönerim, Kejé. Hapislere düşersem bekler misin? Uzaklarda kalsam  yolumu gözler misin?

KEJÉ’NİN SESİ ― Ben ince bir dal’ım Seyit’im. Kurumazsam beklerim. Üstümde toprak çiçek açsa gene beklerim. Üstümde bir karış ot bitse gene beklerim.

SEYYİT’İN SESİ ― Ben gidiyorum, Kejé. Al, bu kurşun sende kalsın. Seni sana emanet ediyorum.

KEJÉ’NİN SESİ ― Seyyit… Seyyit…

115.       TÜRBE CIVARI                                  (Dış-Gün)

Seyyit elinde bir demet çiçek ilerler.

116.       TÜRBE ÖNÜ                                      (Dış-Gün)

Hidayet, başı elleri arasında oturmaktadır. Bir ses duyar, irkilir. Seyyit sendeleyerek yaklaşır. Hidayet kalkar. Seyyit ileri doğru yürür.

117.       TÜRBE CIVARI (Tarlalar)               (Dış-Gün)

Seyyit mezara doğru yürür. Hidayet onun yanına varır. Seyyit mezara bakar, sendeler, derenin içinden mezara doğru yürümeğe çalışır, düşer.

Çiçekler elinden kurtulur. Nergisler, sümbüller süzülerek suyun üstünde sürüklenirler. Nergisler, sümbüller, dere ve turnalar uçar…

Turnalar mavi gök yüzünde.”

(Seyyit Han, Yılmaz Güney, Güney Filmcilik Yayınları, Şubat 1976, İstanbul, Sf. 140-141.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: