Bedri Rahmi: Desen, Form, Biçim

Ocak 6, 2012


Henüz form kelimesinin yerine biçim demeğe dilimiz varmıyordu. Akademide resme yeni başlayanlara formu uzun uzadıya anlatmak gerekiyordu. Bugün rahat rahat biçim diye kullandığımız form kelimesi bundan on beş sene önce her Allahın günü dilimizden düşmeyen kelimelerin başında gelirdi.

Dünyanın her tarafında olduğu gibi biz de resme desen çizmekle başlıyor, desen dünyasına da biçim kelimesiyle giriyorduk. İlk zamanlar desenin ne demek olduğunu kısaca bir tarifin içine sığdırmağa dilim varmadı. Ama aradan iki, üç sene geçtikten sonra ufak tefek, kullanışlı bir tarif kendini zorla kabul ettirdi. Şöyle ki:

«En ufak bir renk tasası gütmeden yapılan resimlere desen derler» tarifin hemen arkasından bir soru geliyordu:

― Resimden renk tasası kalkarsa geriye ne kalır?

Cevap: Biçim.

Peki bu biçim dediğimiz ne biçim bir şeydir?

― Düpedüz biçimler, kabaran biçimler, çöken biçimler. Boşlukta dört yanı, dört yamacı bulunan biçimler. Parçalarının boyları arasında kesin farklar bulunan biçimler, güzel ölçülere bürünmüş biçimler, biteviye biçimler. Duran, kımıldayan, gözü doyuran, gözü yoran biçimlerde biçimler…

Bendeniz öğretmenliğin hiç de kolay bir meslek olmadığını biçim konusunu incelerken belledim. Hiç unutmam gene böyle bir desen tarifinden sonra biçim konusuna dayanmış birkaç ders üst üste biçimin çeşitlerini ve özelliklerini birbiri arkasından sayıp dökmüştük. Sonuncu derse bir parça daha tuz biber katabilmek için de aklıma şöyle bir şey gelmişti:

― Renkler ışıkla başlar, ışıkla biter, halbuki biçimlerin hepsi ışıkla başlayıp ışıkla bitmez. İyi bir heykeltraş karanlıkta el yordamıyle bir heykelin iyi veya kötü olduğunu anlayabilir. Renkler karanlıkta erirler ama biçimler olduğu gibi kalırlar. O kadar kalırlar ki karanlıkta çarparsanız, alimallah kafanızı bile kırarlar.

Fidyas çıraklarını şöyle seçermiş: Yüzlerce heykel meraklısına kendi başlarını ezbere yaptırtırmış. Başlar bittikten sonra en iyilerini seçer, bunları zifiri karanlık bir odaya kapar herkesin el yordamıyla kendi kellesini bulmasını emredermiş. Bu sınavda yanılmayanları yani kellesi yerine bir başkasını getirmeyenleri alıkormuş.

(…)

Bedri Rahmi’nin “Öğrenmek mi zor, Öğretmek mi?” isimli yazısının giriş bölümü. Delifişek, Bedri Rahmi Eyüboğlu, bilgi yayınevi, Temmuz 1975, Ankara, sf. 278.279. (Boldlar bana ait.)


Reklamlar

Bir Yanıt to “Bedri Rahmi: Desen, Form, Biçim”

  1. sanart said

    Sanat , bize millet olarak uzak büyütüldüğünden mütevellit,çoğu kişinin form veya transformasyon gibi basit sözcükleri dahi anlayabilmesi için epey zaman alıyor ne yazık ki .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: