Eduardo Galeano: Günlerin Çocukları

Nisan 8, 2012

Günlerin Çocukları. Eduardo Galeano’nun yeni kitabının ismi bu. Takvim formatında. Her günün bir hikayesi var. Günlerin Çocukları, bu ay Latin Amerika ve İspanya topraklarında yürümeye başladılar. Bu yıl bitmeden Türkiye’ye de yetişirler diye ümit ediyorum.

Kitabın ismi “uzayı zamanın kurduğunu” söyleyen Mayaların Yaratılış inanışından geliyor, diyor Galeano Arjantinli Ñ dergisine verdiği röportajda: “Ve günler yürümeye başladılar. Ve onlar, günler, bizi meydana getirdiler. Böyle dünyaya geldik işte hayatı kovalayan ve araştıran bizler; yani günlerin çocukları.” Aşağıda bu yeni kitaptan bir kaç günün hikayesini bulacaksınız. İspanyolca bilenler şuradan daha fazlasını okuyabilirler.


30 Mart
Temizlikçi Kadınlar Günü

Maruja’nın yaşı yoktu.
Önceki yaşlarından bir şey anlatmıyordu. Sonraki yaşlarından bir şey beklemiyordu.
Güzel değildi, çirkin de değildi, şöyle böyle de değildi.
Ayaklarını sürüyerek yürüyordu ve elinde de hep bir toz bezi ya da süpürge yahut bir kepçe oluyordu.
Uyanıkken başını omuzlarının arasına saklıyordu.
Uyurken başını dizlerinin arasına saklıyordu.
Onunla konuştuklarında yere bakıyordu, karıncaları sayar gibi.
Kendini bildi bileli yabancı evlerde çalışmıştı.
Lima şehrinin dışına hiç çıkmamıştı.
Yıllarca ev ev çalışıp durmuştu, hiçbirinde fark edilmemişti.
Sonunda insan gibi davranıldığı bir yer buldu.
Birkaç gün sonra da göçtü bu dünyadan.
Ama sevgiyi tatmıştı.

30 Ağustos
Kayıplar Günü

Kayıplar:
Mezarsız ölüler,
isimsiz mezarlar,
terörün yuttuğu kadınlar ve adamlar
savaş ganimeti sayılan ve hâlâ öyle olan bebeler.
Ama aynı zamanda:
doğal ormanlar,
şehir gecelerinin yıldızları,
çiçeklerin kokusu,
meyvelerin aroması,
el yazısı mektuplar,
kaybedecek zamanların olduğu ve harcandığı o eski kahveler,
sokaklarda oynanan futbol,
yürüme hakkı,
nefes alma hakkı,
güvenceli işler,
güvenceli emeklilikler,
etrafı çevrilmemiş evler,
kilitsiz kapılar,
birlik duygusu
ve sağduyu.

12 Ekim
Keşif Günü

1492’de Amerikalılar yerli olduklarını keşfettiler,
Amerika’da yaşadıklarını keşfettiler,
çıplak olduklarını keşfettiler,
günah diye bir şeyin olduğunu keşfettiler,
başka bir dünyanın kralına ve kraliçesine ve
başka bir göğün tanrısına itaat etmek zorunda olduklarını keşfettiler,
ve aynı zamanda günahı ve giysiyi de icat eden bu tanrının
güneşe, aya, toprağa ve onu sulayan yağmura tapanların
canlı canlı ateşte yakılmasını emrettiğini keşfettiler.


<

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: