In Memoriam: Maurice Sendak (1928-2012)

Mayıs 19, 2012

Ben çocuklar için yazmıyorum. Ben yazıyorum. Sonra birisi çıkıp “Bu çocuklar için” diyor.

Hiçbir zaman çocukları mutlu etmeyi amaçlamadım. Ya da hayatlarını iyileştirmeyi, yahut kolaylaştırmayı. Çocuklardan çok hazzetmem ama yetişkinlerden de pek hazzetmem. Pekâlâ, samimi olmak gerekirse, çocukları yetişkinlere göre biraz severim, çünkü yetişkinleri hiç mi hiç sevmem.

Kitap imzalamak korkunç bir şey, aptalca, hiçbir anlamı yok. Ve benim durumumda çocuk okurların güzel annelerini tavlamama bile yaramaz, çünkü ben gayim.

Çocuk edebiyatının bugünkü durumu içler acısı. Felaket. Böyle olmasının sebeplerinden biri de çocuklar için çok fazla kitap olması.

Bizler de birer hayvanız, şiddet yanlısı, katilleriz. Maymunlardan, o güzelim yaratıklardan çok da farkımız yok. Artık uygarlaşmış olmamız gerektiği var sayılır, her gün işe gittiğimiz, dostlarımıza sıcak davrandığımız, yılbaşlarından birbirimize kartlar gönderdiğimiz… ama aslında tüm bu şeyler bizim bütün huzurumuzu kaçırırlar, çünkü doğal halimizle yapacağımız şeylerle taban tabana zıttırlar.

Çocukların kötü şeyler de olduğunu bilmeleri gerekir. Aynı şekilde etraflarında onları seven ve koruyacak olan insanlar olduğunu ama kötü şeyleri durduramadıklarını da bilmeleri gerekir.

Çocuklar değerlidirler, çünkü masumdurlar. Dünyanın bu kadar kötülük dolu bir yer olduğunu bilmemenin getirdiği kocaman bir masumiyetleri vardır.

Kendimizi kötülükten ayrıştıramayız. Yapamayız, bunu derinden hissediyorum. Dünyada o kadar aptalca şeyler yaşanıyor ki insanda hiç cesaret bırakmıyorlar. Ben günden güne umudumu yitiriyorum. Ve bunu yaşamak istemiyorum. Normal hayatımı sürdürüyorum. Gayet iyiyim. Çalışıyorum. Uyuyorum. Şarkı söylüyorum. Yürüyorum. Ama bu arada umudumu da yitiriyorum.

Kazandığım başarı beni hep şaşırtmıştır, hayır, sinik değilim. Evet, geride bir miras bırakmak insana şevk veriyor. Ama bana “Nasıl bu kadar karamsar olabiliyorsun Maurice, bak, kitapların sonsuza dek yaşayacak” diyen insanları da anlamıyorum. İyi de ben sonsuza dek yaşamayacağım. Kitapların hayatı kimin umurunda. Beni ilgilendiren şey benim hayatımdır; şu andan ölümüme dek geçecek olan süre. Çalışabilecek miyim, kendime yetebilecek miyim, ona bakarım.

Genç olmak korkunçtu. Tam bir zaman kaybı. Çok mutsuzdum. İnsanlar bana hangi yaşına geri dönmek isterdin diye sorduklarında tüm samimiyetimle 68 ya da 69 diye yanıtlıyorum.

İnsanlar bana Where the Wild Things Are 2’yi neden yapmadığımı soruyorlar. Hemen def ediyorum onları başımdan. Ne korkunç bir fikir. Ben bir fahişe değilim.

Beni suçluluk duyayım diye yetiştirdiler. Akşam yemeği yemek istemediğim zamanlar, annem berbat bir aşçıydı, bana şöyle bağırırdı: “Kuzenini düşün, bu yemeği yiyemiyor çünkü bir toplama kampında öldü, üstelik öncesinde de açlıktan ölmüş haldeydi zaten!” ve ben Holokost’ta ölen bütün o çocuklardan nefret ediyordum.

Eğer mutlu bir ailem olsaydı, sanatçı olmazdım. Annem ve babam umutsuz hayatlar yaşadılar; ben ve kardeşim onlara karşı çok acımasız olduk. Özellikle anneme karşı. Ama anlamıyorduk. Çocuktuk. Onun deli olduğunu bilmiyorduk.

Eşim Eugene ve ben evlat edinmeyi hiç düşünmedik. Ben fazlasıyla patavatsızımdır. Bir çocuğun başını yakabileceğimin hep bilincinde oldum.

Ben tam bir deliyim, bunu biliyorum. İlginç görünmek için söylemiyorum, işlerimin bu yüzden iyi olduğunu biliyorum, deliliğe ait yerlerden kök aldıklarını biliyorum. Asla sahte bir alçakgönüllülüğe tenezzül etmedim.

Maurice Sendak‘ın efsanevi çocuk kitabı Where the Wild Things Are Türkçeye 1985 yılında Canavarlar Ülkesinin Kralı olarak çevrilmiş. Ben okumadım. Sendak’ın geçtiğimiz 8 Mayıs’taki ölümünden sonra öğrendim böyle bir kitabın ve yazarın varlığını. Ama ölümüyle tanıştığım çizimlerini ve bu vahşi şeyleri çok sevdim. Geçtiğimiz Pazar Arjantin gazetesi Pagina 12’nin hafta sonu eki Radar’da söyleşilerinden hazırlanmış bir derleme okudum. İlginç bulduğum bazı bölümleri sizinle paylaşmak için çevirdim. Durum budur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: