Terry Eagleton: Kıskançlık, Şüphe, Arzu

Temmuz 20, 2012

(…)

Cinsel açıdan kıskanç olan kişi için, bütün dünya hastalıklı bir biçimde anlamını yitiriyormuş gibi görünür, tıpkı Kış Masalı’ndaki Leontes için olduğu gibi:

Fısıldaşmak hiçbir şey değil ha?

Peki ya yanak yanağa vermek? Burun buruna sokulmak?

İçin için öpüşmek?…

Öyleyse dünya da, dünyada olup bitenler de hiçbir şey;

Hiçbir şey üstümüzü kaplayan gök; Bohemia hiçbir şey;

Karım hiçbir şey; bunların hepsi birer hiç,

Eğer hiçbir şey ise bu.

(I. ii.)

Bütün dünya kadın cinsel organı haline gelir; kadın cinselliği ya tek bir yerdedir –erkeğin özel mülkiyetinde- ya da her yerde.

Ne var ki bu, sıradan algılamaya içkin olan bir sorunun abartılı bir biçimde karikatürleştirilmiş versiyonundan başka bir şey değildir. Herhangi bir şeyi doğru bir biçimde görebilmek için fiili olarak ‘ortada’ olandan daha fazlasını görmeniz gerekir, çünkü ortada olan şey pre-lingüistik bir hiçbir şeyden başka bir şey değildir. Her yorumlama, nesnesinin ötesine geçer; ama eğer fazlasıyla ötesine geçerse, Othello gibi yaşamın yüzeyinin hemen altındaki isimsiz bir şeyleri çağırarak, devrilip alternatif türden bir hiçbir şeye dönüşür.

(…)

(..)

Kıskançlık, dünyayı kendi amaçlarına uyduran zalimane bir dil, kanıtları kendi çıkarları doğrultusunda eğip büken mülkiyetçi bir yasadır; “En sudan şeyler bile Tanrı kelamıdır kıskanç insana” (III. iii.). Othello ilk başta bu içi boş gösterenler zincirinin somut kanıtlarla ele geçirilebileceğini düşünür:

Hayır Iago, kuşkulanmam için gözlerimle görmem gerek;

Kuşkulanırsam kanıtlanması gerek;

Kanıtlanırsa eğer, yapılacak tek şey var:

Aşkı da, kıskançlığı da o anda yok etmek.

(III. iii.)

Ama kıskançlık hipotezi, kendisini sınadığı kanıtlarda sahtecilik yaptığı için bu iddia saf biçimde döngüsel olarak ortaya çıkar. “Yemin ederim bilmeden üst üste aldatılmak / Aldatıldığından kuşkulanmaktan çok daha iyi” (III. iii.) diye haykırır Othello daha sonra –yalnızca bir şeyler bilmenin (kim daha fazlasını bilebilir ki?), bilmediğimiz başka şeylerin olduğunu ima edişinin verdiği ıstırapla. Bilgi sonsuzluğa uzanır, kanıtın her bir mevcut parçası zorunlu olarak namevcut olan bir diğerini anıştırır. Bu nedenle belirli olan herhangi bir şey kaçınılmaz olarak belirsizdir ve cinsel kıskançlığın yaptığı şey yalnızca, alelade bir eldivenden ciltler dolusu anlam çıkararak, bu sıradan durumu şiddetlendirmektir.

(…)

Bütün bunların akla uygun olmayan iması kıskançlığın cinsel arzunun bir biçimi olmadığıdır: cinsel arzu kıskançlığın bir biçimidir. Eğer bir kadın sadık olabiliyorsa, o zaman evvel ahir sadık olmayabilir de; tıpkı bir sözcüğün, doğruları ifade etmenin yanısıra aldatmak amacıyla da kullanılması gibi. Othello ‘doğanın kendisinin hatalı olması’ olasılığı üzerinde derin düşüncelere dalar ama bu olasılık Doğa’nın yapısında vardır. Birisini arzu etmek onu yoksun olunan bir öteki olarak görmektir; kişi sahip olduğu bir şeyi arzulamaktan bahsedemez. O halde hiçbir zaman arzuladığımız şeye, tanım gereği, tam anlamıyla sahip olamayız ve bu nedenle arzulanan nesnenin bütünüyle kaybedilme olasılığı tutkunun kendisinde mevcuttur.

(…)

William Shakespeare, Terry Eagleton, Çeviren: A. Cüneyt Yalaz, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, Mayıs 1998, İstanbul. Sf. 78-81.

Kış Masalı oyunundan alıntının çevirisi Turan Oflazoğlu‘na; Othello’dan alıntının çevirisi Özdemir Nutku‘ya aittir.  Kitabın yakın zamanda yeni baskısı yapıldı. Çok okumaya değer bir kitap olduğunu da yazayım bu arada. 

Boldlar benim günahım. Fotoğraflar Meksikalı  fotoğrafçı Flor Garduñodan servis edildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: