Belén Gopegui: Cinsiyet ve Sınıf

Mart 8, 2013

Belen Gopegui

Değişen Ay Üzerine Yemin Etme

Álvaro, sürekli erkek egemen sistem üzerine tartışmaktan bıktığını söylüyor. Eğer sınıf egemen sistemden bahsetsek, diyor, iş değişir. Her ne kadar yapmamaya çabalasa da, sınıfının nimetlerinden faydalandığını kabul ediyor. Mesela birisini konuşurken duyması yetiyor, üst sınıftan mı, değil mi, hemen söyleyebiliyor. Ama zengin çocuklarının aksanlarıyla ilgili değil bu, diyor. Kullandıkları tipik sözlerle de ilgisi yok. Yalnızca sürekli aynı tip insanlarla çevrili bir hayatları olduğu için. Bu, kazanmak için hiçbir şey yapmaları gerekmeyen bir tür güvence ve hece hece çevreliyor onları; kimseye hiçbir şey göstermelerine gerek yok, farklı olduklarını biliyorlar diye özellikle çokbilmiş olmaları da gerekmiyor.

Pedro, cinsiyetlerde de benzer bir şeyin yaşandığını söyleyerek yanıtlıyor onu. Biz erkekler de, diyor, kazanmamız gerekmeyen bir güvencenin keyfini sürüyoruz. Kadınlar yüzlerce yıllık bir güvencesizliğin üstesinden gelmek zorunda kalırken. Üstelik bunu başardıkları zaman da, bireysel zaferlerini sergileyen sınıf bilincinden yoksun tiplere benzememek için uğraşmaları gerekiyor. Çünkü kadınlar bireysel zafer diye bir şey olmadığını iyi biliyorlar.

Álvaro onu dinlemiyor ve konuşmayı sürdürüyor. Sınıfçılığın kötü tarafı, diyor, istemesem de beni insanları küçümseyen bir tip yapıyor. Çünkü benim vatanım, benim kültürüm, benim gücüm kökenlerimden geliyor. Eğer benim başıma bir şey gelirse, bu başka sınıftan birinin, senin mesela, başına gelen bir şey gibi değildir. Şeyler ne kadar değişirse değişsin, aslında o kadar da değişmiyorlar. Benimkiler bakandılar, meşhur önemli tipler, dünyayı yönettiler; çoğunlukla perde arkasından, üstlerine leke sıçramasın diye.

Pedro söz alıyor: Ben bu küçümsemeyi erkeklerden biliyorum. Gel, birlikte XX. yüzyılın en belirleyici, en etkili isimlerini sayalım, istersek tek bir kadının adını bile anmadan yapabiliriz.

İnsanların beni sınıfçı olarak hatırlayıp hatırlamayacakları beni ilgilendirmiyor, diye devam ediyor Álvaro. Şu kaba soy isimleriyle ve benimle diyaloga girme çabalarıyla bu pek itaatkâr yoksul insanlar haklılar aslında; demokrasi iyi bir şey, herkes biraz katılabiliyor. Bu da beni, tabii ki, rahatsız ediyor, çünkü sınıfçılığın benim yaratılarımı belirlediğini söylüyorlar.  Lütfen, belirliyor değil, belirlemek zorunda. Çünkü ben kendimi seviyorum, çünkü yaratarak kim olduğumu ortaya koyuyorum. Onlara yerlerini göstermek için onları aşağılamaya mecburum, bu benim özüm. Ama bu açlıktan ağzı kokan bu tipler benim özüm üzerine nasıl fikir beyan edebilirler?

Senin benim özüm dediğin şey üzerine fikirlerimiz var ve üzerine tükürüp geçiyoruz, diyor Pedro, ama sen bunun farkına vardığında senin için artık çok geç olacak.

belengopegui

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: