Bir Kitap: Tılsım – Roberto Bolaño

Ekim 4, 2014

tılsım roberto bolano

“Bu bir korku hikayesidir” diye başlar Bolaño’nun romanı. Bunu unutmayalım. Tılsım bir korku hikayesidir, “hatta bir dehşet hikayesi.” Uzun süren bir korkunun, yaklaştığı sezilen korkunç bir katliamın arifesinde yaşanan bir korkunun hikayesi. Ve bize o katliamın yaklaştığını sezdiren çok eski bir şarkı vardır. Hikayeyi bize anlatan şiirin anası bilir bunu elbet, biz de bilelim. O şarkıyı aklımızdan çıkarmayalım:

Herkes meydana toplanınca
Kapattı silahlı adamlar tüm
girişleri, çıkışları, geçişleri.

Ama ben anlattığım için bunu (korkuyu) hissetmeyeceksiniz, der hikayenin anlatıcısı. Auxilio, Uruguaylı bohem kadın, yoksul şairlerin ‘Meksika şiirinin anası’ olduğunu iddia eden dostu. Ve kitap boyunca daldan dala atlayarak, doğru hatırlayarak, yanlış hatırlayarak, birden unutuvererek, düşleyerek, düşlediğini düşünerek, rüyasında görerek, rüyasında görmeyerek, öyle sanarak, hiç de öyle sanmayarak bir gerçekliği eğip bükmenin tüm fiillerini kullanarak korkuyu hikayesine yaklaştırmadan anlatır gerçekten. Türlü tuhaf hikayelerle askerlerin kanla şiddetle boşalttığı bir fakültenin kadınlar tuvaletinde 1968 yılının 18 Eylül’ünden 30 Eylül’üne kadar mahsur kalan bir kadına eşlik ederiz.

Haykırışlar yükseldi göğe.
Ölümün uğultusu duyuldu.

Yani eğer hikaye sizi Meksika’ya, 1968 Eylül’üne götürdüyse ama siz daha ölümün uğultusunu duymadınızsa, Auxilio’nun mahareti sayesindedir. O Meksika şiirinin anasıdır ve elbet kulaklarındadır ölümün yaklaşan uğultusu. Ama bütün analar gibi bizi (okuru) korumak ister. O meşum uğultuyu fark etmeyelim diye eğlenceli, ilgi çekici, değişik hikayeleri anlatır bize. Meksika’ya nasıl geldiğini anlatır, İspanyol sürgünü şair dostlarından, Edebiyat Fakültesinin dedikodularından, Meksiko’nun bohem edebiyat dünyasından bahseder. Bir mitolojik hikaye ve nereye koyacağımızı bilemeyeceğimiz birkaç anekdot daha katar araya: Düşe benzeyen gerçekler, gerçeği andıran düşler. Yaklaşan kanın kokusu sızmaz anlatıya.

Hava kan kokusuyla lekelendi.
Acı ve utanç kapladı dört yanı.

Tılsım’da kurgu gerçeğin içine yerleşir. Kurmaca olaylar gerçek zamanın ve karakterlerin içine dağılır. Biz okurlar zamanın bir koridorundan geçeriz ve gerçekle kurguyu süzmekte zorlanırız. Kitapta karşılaştığımız tüm isimler gerçekte vardırlar. Hikayenin geçtiği tarihlerde o şehirde yaşıyordurlar. Ama anlatılanlar gerçek midir, orası muamma. Bu muamma, okuru sürekli bir şüphe halinde bırakır. Gerçekle kurgu arasında gider geliriz.

Acılı ve hazin oldu talihimiz.
Bizimle öğretildi kötü kader.

Bir de meseleyi daha karmaşık hale getiren, gerçek kişiler olup isim değiştirerek Bolaño’nun önceki kitaplarından gelenler vardır: Kitabın yazarına karşılık gelen Arturo Belano gibi ya da kitabın anlatıcısı Auxilio yahut Bolaño’nun kitabını ithaf ettiği şair arkadaşı Papasquiaro’ya karşılık gelen ve bir ara görünüveren Ulises Lima gibi. Üçünü de Bolaño’nun önceki kitabı Vahşi Hafiyeler’den hatırlarız. Onlarla birlikte yaklaşırız 2 Ekim 1968’te yaşanacak olan acılı ve kanlı Tlatelolco Katliamı’na.

Kalın kerpiç duvarlara çarptık.
Tek mirasımız delik deşik bir ağ oldu.

Zamanla oynar Bolaño. Anlatıcı Auxilio geçmişi düşünür ama onun zihninde geçmiş farklı bir şeydir: “Geçmişi düşünüyordum ama geçmişim şimdiki zamanın, geleceğin ve geçmişin birleşmiş haliydi, hepsi birbirine geçmişti” Yine de bu kadar kolay açıklanabilir değildir Tılsım’ın kurgusu. Mekanla da oynar Bolaño. Auxilio yalnızca zamanda özgürce gezmez. Mekanı da kendisiyle taşır: “Ben anılarımın toplamıydım. Hâlâ fakülte binasındaki kadınlar tuvaletinde yaşıyordum. Gittiğim her yere 1968 Eylül’ünü de beraberimde götürüyordum.”

1968’in Eylül ayına, Edebiyat Fakültesinin kadınlar tuvaletine sıkışmaz anlatı. Auxilio Meksika’ya gelişinden başlar anlatmaya, sonra yavaş yavaş 1968 yılına gelir “ya da 1968 yılı ona gelir.” Zaman, mekan ve anlatıcı sürekli hareket halindedir kitapta. Askerlerin el koyduğu fakültede, kadınlar tuvaletinde mahsur kalır. Orası mekan ve zaman olarak kurgunun merkezidir. Ama Auxilio zamanın içinde gezmeye devam eder. Bu zaman yelpazesi, mitolojik çağlardan, Bolaño’nun ölümüyle yarım kalan romanına adını veren 2666 yılına kadar açılan geniş bir yelpazedir: “Guerrero (caddesi), gecenin o vakti sokaktan çok mezarlığa benzer, 1974’teki veya 1968’deki veya 1975’teki bir mezarlığa değil ama 2666 yılındaki bir mezarlığa” benzer der Auxilio.

Korkuyu kitabın son bölümünün girişinde hissederiz. Auxilio artık karar verdiğinde: “İşte o an dağlardan inmeye karar verdim. Kadınlar tuvaletinde açlıktan ölmemeye karar verdim. Delirmemeye karar verdim. Dilenmemeye karar verdim. Kafama silah dayansa da gerçekleri söylemeye karar verdim.”

Auxilio korkusunu yener ve artık çıkmaya karar verir. Ya da hayır. Auxilio korkusunu yenip bir şeye karar vermez. Sonunda Auxilio’yu tuvalette bulurlar. Olsun, kendini iyi hisseder ve anlatmaya karar verir. Görmeye, katılmaya karar verir. Duymaya, hatırlamaya karar verir. Ama fakülte baskınının devamında 2 Ekim 1968’teki Tlatelolco Katliamı’nı görmez. Ya da görür ama doğu klasiklerine özgü oryantal bir rüyaya benzer (belki korkuyu okura yaklaştırmamak için) hayalle karışık bir şey olarak görür:

Bir şarkı, birlikte yürüyen gençler, bir uçurum. Şarkının kesilmediğini, gençlerin durmadığını, uçurumun korkutmadığını görür. Geriye yalnızca bir şarkı kalır. Onlardan önce söylenmiş, onların söylediği ve onlardan sonra da söylenecek olan bir şarkı. Korkmaktan (ve okuru korkutmaktan) korkan kitabın kahramanı, Meksika şiirinin anası Auxilio’ya da musallat olur şarkı. Ona da bir cesaret bulaştırır, romana adını veren o inanılmaz cesur final cümlesini söyler gerçeklerden ve gelecekten korkmayan o şarkıdan güç alarak.

Belki de bu yazının satırları arasında gezinen şarkı gibi bir şarkıdır o da. Katliamdan yaklaşık 450 yıl önce Aztekler tarafından söylenen ve Tlatelolco Katliamı yaşanınca kitapta da “gerçekten yazıyormuş gibi görünen  tek” şair olarak anılan José Emilio Pacheco tarafından yeniden hatırlatılan o yüzlerce yıllık şarkıya benzer bir şarkı.

 

Tılsım, Roberto Bolaño, Çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Pegasus Yayınları, Aralık 2013, İstanbul . 172 sf.

Reklamlar

2 Yanıt to “Bir Kitap: Tılsım – Roberto Bolaño”

  1. Aycan said

    günlük rutinimi kaybetmiş, bir süredir yazdıklarınızı kontrol etmemiştim. ne güzel bir sürpriz oldu. keşke her gün bolano’dan bahsetsek. en yoksun anlarımda kendimi o tuvalette hayal ediyorum. lezzetli olsun diye üzerlerine şiir yazılmış tuvalet kağıtlarını yediğimi. elinize sağlık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: