Son Adres: AIDS, New York ve LGBT Sanatçılar

Aralık 1, 2014

***

ABD’li sinemacı Ira Sachs 2010 yılında hayatını AIDS sebebiyle kaybeden New Yorklu sanatçıların anısına bir kısa film hazırladı. Filmin adı Son Adres: AIDS’ten Ölen Bir New Yorklu Sanatçı Kuşağı için Bir Ağıt‘tı. Adından da anlaşılacağı üzere filmde AIDS nedeniyle ( çoğu 90’ların ilk yarısında ve daha 50’inci yaşlarını görmeden) ölen bu New Yorklu sanatçıların hayatlarını kaybettiklerinde yaşadıkları  son evler, sokaklar, mahalleler gösteriliyor. Yukarıdaki kısa filmde LGBT hareketinin gelişimine büyük katkılar sunmuş bu sanatçıların son nefeslerini verdikleri o sokakları görebilir, aşağıda ise bu sanatçılardan bazılarına ait alıntıları okuyabilirsiniz. İyi seyirler, iyi okumalar. 1 Aralık Dünya AIDS Gününüz Kutsuz Olsun…

***

“Ben AIDS’le yaşayan bir sanatçıyım. İran doğumlu bir eşcinselim. Hayatım boyunca hep damgalanma ve önyargılarla ilgili sorunlarla boğuşmak zorunda kaldım. Acılarımı ve neşelerimi ifade etmek için sanatın gücünü keşfettiğimde, benim için bu Allahın cezası sorunlarla boğuşmanın, yaratma sürecine tüm benliğimle katılmaktan başka bir yolunun olmadığı iyice belli olmuştu. Bir sanat eseri bir kişisel terapi değildi diğer insanların gerçeklikleriyle bir bağ kurmaktı. Büyüyüp olgunlaştıkça bireysel mücadele ve çatışmalarla evrensel mücadele ve çatışmalar arasında her zaman bir ilişki olduğunu daha da çok fark ettim. Zaten bana eserlerimde deneysel olma özgürlüğünü veren şey de, ironik ama tam da bu bilginin kendisi oldu.” Reza Abdoh (1963–1995)

***

“Stonewall’den yirmi üç yıl sonra, geyler hala kendilerine dair samimiyetle çizilmiş çok az imgeye sahipler ve bu iyi örneklerin çoğu da edebiyatımızda ortaya çıktı. Gey insanlar kendilerini görmek istiyorlar –filmlerde, oyunlarda, televizyonda ve resimlerde. Ama bu çok nadir oluyor. Elbette, biz de kendimizi resimlemeliyiz. Bunlar bizim resimlerimiz.” Patrick Angus (1953–1992)

***

“Ben dindar değilim, eşcinselim ve Castro karşıtıyım. Ve bu halimle dünyanın her yerinde asla bir kitap yayınlayamamak ve sürekli toplumun dışında yaşamak için gereken tüm şartlara sahibim.” Reinaldo Arenas (1943–1990)

***

“Pek çok sanatçı çok düz (straight), ciddiyetlerinde de düzler, yapmaya çalıştıkları işlerde de. Ben çok daha duygusal olduğumu düşünüyorum, çok daha coşkulu (ga-ga) olduğumu…” Joe Brainard (1942–1994)

***

“Tanrı bir bitimsizlikti, ama bu arada içimdeki bu hastalık, bu ölüm, bu küçük, sıkı sıkıya tanımlanmış yavan hal, her hangi bir mucize –ya da bilgilendirme içermeyen, tek ve mükemmel bir gerçekti.” Harold Brodkey (1930–1996)

***

“Dünyada çok fazla güzellik var. Sanırım benim en çok sorun yaşadığım şey bu.” Howard Brookner (1954–1989)

***

“Isis biliyor hiç kolay olmadı bu!/ Çok çalışarak emekle queen olundu!/ ve dışarıda benim temsil ettiğim şeyi sevmeyenler var/ Ama yok öyle yağma! Burada olmak benim hakkım!” Ethyl Eichelberger (1945–1990), Nefertiti isimli oyunundan

***

“Bir şey boyanmak istediğinde bana haber gönderir” Luis Frangella (1945–1990)

***

“Benim dünyaya katkım çizme yeteneğimle oldu. Dayanabildiğim kadar uzun zaman, becerebildiğim kadar çok insan için çizebildiğim kadar çok şey çizeceğim. Çizmek temelde prehistorik zamanlarda yapılan şeyle hala aynı. İnsanı ve dünyayı bir araya getirir. Yaşamını büyüleyerek sürdürür.” Keith Haring (1958–1990)

***

“Çoğu gey tiyatro ya özür diliyor ya da teşekkür bekliyor. Benim yaptığım şey gey tiyatro değil –çok daha kötü bir şey. Ben hoş görülmeyi istemiyorum. Hoş görülmek beni ilgilendirmiyor.” Charles Ludlam (1943–1987)

***

“Ben beklenmedik olanı arıyorum. Daha önce hiç görülmemiş şeylerin peşindeyim… O fotoğrafları çekmek için olmam gereken yerlerdeydim. Kendimi onları ortaya çıkarmaya zorunlu hissediyordum” Robert Mapplethorpe (1946–1989)

***

“Neyse ki ben sana ölmeyeceğini söyleyen ilk kişi değilim. Sen yalnızca bedenini kaybedeceksin. Nasılsan öyle kalacaksın, yalnızca artık kira ya da kredi borcu ya da şık giyinmek için endişelenmene gerek olmayacak. Cinsel takıntılarından kurtulacaksın. Artık uyuşturucuya bağımlı olmayacaksın. Alkole ihtiyaç duymayacaksın. Artık selülitlerin ya da sigara ya da kanser ya da AIDS ya da zührevi hastalıklar konusunda kaygılanmayacaksın. Özgür olacaksın.” Cookie Mueller (1949–1989)

***

“Gelecek şimdidir. İnsanlar her zaman geleceğin gelmesini beklerler. Bence hemen şimdi şu anda girişelim her işe. Gelecek burası. Gelecek başladı.” Klaus Nomi (1944–1983)

***

“Hollywood, mitlerin şu büyük yaratıcısı, düz (straight) insanlara geyler hakkında ne düşünmeleri gerektiğini öğretti…ve geylere de kendileri hakkında ne düşünmeleri gerektiğini.” Vito Russo (1946–1990)

***

“Görünmez kelimelerimi haykırıyorum. Ama o kadar yoruluyorum ki. Git gide bitkinleşiyorum. Buradan sana el sallıyorum. Sürünüyorum ve sürünerek son ve tam bir boşluğa açılan o deliği arıyorum.” David Wojnarowicz (1954–1992)

***

Last-Address-postcard

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: