Alicia Martorell: Çeviriyle Yaşamak (1)

Nisan 13, 2015

efeso-16

Efes I, Ramón Trigo. Tuval üzerine karışık teknik, 180×135 cm, 2009. Sanatçının sitesine gitmek için resme tıklayın.

Çeviriyle Yaşamak
Alicia Martorell

Şu genç çevirmen büyük bir çeviri bürosu için çalışıyor. Tarife düşük ama biraz çok çalışarak toparlıyor. En azından yapabileceği bir işi var, diğer iki kardeşi gibi işsiz değil. Bir yıl önce evden ayrıldı. Bir daire kiraladı kendisine, küçük ama hiç değilse başkasıyla paylaşması gerekmiyor. Bazı aylar diğerlerinden daha iyi iş oluyor; en azından birkaç günlüğüne tatile gidecek, arada bir akşamları çıkacak kadar kazanıyor.

Şu kadın çevirmen uluslararası kurumlar için çalışıyor. Tarife epey yüksek ama bir dakika bile boş vakti yok. Acısını çıkarmak için her yıl bir ayı uzun bir yolculuğa ayırıyor. Yılların geçtiğinin, bu ritmi düşürmesi gerektiğinin farkında ama nereden başlayacağını bilmiyor. Şimdilik şehir dışında hafta sonlarını geçirebileceği küçük bir satılık ev arıyor.

Şu genç kadın çevirmen okul bitince bir çevirmenler birliğine destek olmaya ayırdı zamanın bir kısmını. Ufak tefek işlere yardım ederek başladı, sonunda nasıl olduğunu anlamadan kendisini yönetim kurulunda buldu. Başlangıçta çok çeviri işi yoktu, birlikte götürebiliyordu. Şimdi ilk dönemi bitmek üzere ama ikinci dönem için aday olmayacak: Günde sekiz saat çalışıyor ve bir bebek bekliyor, bu yüzden çok vakti olmayacak ama asla unutmayacak şu dört yılda öğrendiklerini.

Şu çevirmen yirmi yıl önce ABD’den geldi ve İngilizce dersleri vermeye başladı, ta ki bir gün bilimsel bir dergiye birkaç makale çevirmesi için aranıncaya kadar. Bir süre iki işi bir arada götürdü ama kısa süre sonra çevirmenlik yaparak yabancı dil öğretmenliğinden daha çok kazanacağını fark etti. On beş yıldır yalnıza çeviri yapıyor.

Şu küçük oğluyla yalnız yaşayan kadın çevirmen, epeyce egzotik bir dilden kitaplar çeviriyor. Şimdiye kadar ikisini geçindirdi, her ne kadar bazen çalışma saatlerinin düzenini tutturmak zor olsa da. Neyse ki evde çalışıyor, çalışma saatlerini hafta sonlarına kaydırmak zorunda kaldığında kimseden oğluyla kalmasını rica etmesi gerekmiyor.

Şu kadın çevirmen  evine ve iki oğluna bakıyor. Kocası mimar ama iki yıldır işsiz. Doğrudan kendisine ulaşan epey bir müşterisi var, ayrıca Alman çeviri bürolarına çalışıyor, bu da ona daha iyi bir tarife sunuyor. Altı yedi yılını aldı işlerin oturması ama sonunda bir düzen kurdu. Yine de kriz endişelendiriyor: Kısa süre önce en iyi müşterilerinden birini kaybetti ve ücretler konusunda üzerindeki baskı giderek artıyor. Ne olur ne olmaz diye çalışma alanlarını çeşitlemeyi deniyor, şimdilerde bir sözlü çeviri kursuna yazıldı.

Her şeye rağmen hepsi hayatlarını çeviri yaparak kazanıyorlar. İyi ya da kötü, daha çok ya da daha az çalışarak ama hepsinin mesleği bu. Hafta sonları uğraşılan bir entelektüel takıntı ya da ay sonunu getirmek için bir ek meşgale değil. Bir meslek bu. Diğer tüm işler gibi krizden etkilenmiş olsa da, ekmek onunla kazanılıyor. O da ancak başka herhangi bir meslek kadar iyi ya da kötü.

***

İspanya’daki çevirmen meslek örgütlerinden Asetrad‘ın kurucu üyelerinden emektar çevirmen Alicia Martorell‘in Sanal Cervantes Merkezi CVC‘nin günlük çevirmen gazetesi El Trujamán‘da yayınlanan iki bölümlük yazısının ilk bölümünü okudunuz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: