Rumi ve Şems

Rumi ve Şems’in sohbet ettiği mistik sahne. Havuza güneşin aksi düşüyor. Tercüme-i Sevâkıb-ı Menâkıb isimli eserden. 1590’lı yıllarda hazırlanmış.

GİTME BENSİZ
Mevlana Celaleddin Rumi

(Belh, 1207 – Konya, 1273)

A canımın canı, ne de hoş, ne de güzel salına salına gidiyorsun; gitme bensiz. A dostların yaşayışı, gül bahçesine gitme bensiz.

A gök, dönme bensiz; a ay, parlama bensiz; a toprak, göverme bensiz; a zaman, geçme bensiz.

Bu dünya seninle hoş, o dünya seninle güzel; bu dünyada kalma bensiz, o dünyaya gitme bensiz.

A iz’an, bilme bensiz; a dil, söyleme bensiz; a göz, görme bensiz; a can, gitme bensiz.

Gece, ay ışığında gösterir yüzünü; ben geceyim, sen aysın bana; a can gitme bensiz.

Diken güle sığındı da öyle korundu ateşten; sen gülsün, ben dikeninim senin, gül bahçesine girme bensiz.

Gözün üzerimdeyken, senin kıvrık kamçının emrinde koşar dururum. Sen yine hep bak bana böyle, hep sür beni; gitme bensiz.

A neşe, padişahın meclisine girip de içme bensiz. A bekçi, varıp da padişahın damına  çıkma bensiz.

Eyvahlar olsun bu yola iz bilmeden düşene. İzini izlediğim sensin benim, a yol-iz bilen, gitme bensiz.

Başkaları aşk diyorlar; ben, aşkın da padişahı diyorum sana. Ey şunun, bunun aklına, vehmine bile gelmeyen, gelmeyecek kadar yüce olan, gitme bensiz.

***

DİVÂN-I KEBÎR’den Seçmeler, Mevlânâ Celâleddin. Hazırlayan Abdülbâki Gölpınarlı. MEB Devlet Kitapları, Birinci Basılış, İstanbul, 1970. Sf. 14-15.

Çeviri Abdülbaki Gölpınarlı‘ya ait. Ama ben de şiiri daha hızlı akıtmak için İranlı çevirmen ve akademisyen Ehsan Yarshater‘in yukarıdaki başlığa tıklayıp görebileceğiniz İngilizce çevirisiyle karşılaştırarak üzerinde biraz oynadım. Dolayısıyla, bu şiirin kaynak gösterilen kitaptaki çevirinin aynısı olmadığını ama yeni bir çeviri de sayılamayacağını unutmamak gerekir. 

%d blogcu bunu beğendi: