de Andrade

DÜNYA BÜYÜK
Carlos Drummond de Andrade

(1902 – 1987)

Hayır, dünyadan büyük değil yüreğim.
Çok daha küçük.
Acılarım bile sığmıyor içine.
Bu yüzden seviyorum anlatmayı.
Bu yüzden soyunuyorum,
bu yüzden bağırıyorum,
bu yüzden sürekli gazetelere bakıyorum,
susamışcasına kütüphanelere koşuyorum:
hepsini yapmaya muhtacım.

Evet, yüreğim çok küçük.
Ancak şimdi anlıyorum ona sığmayacağını insanların.
İnsanlar burada, dışarıda, sokaktalar.
Sokak kocaman. Büyük, düşündüğümden çok daha büyük.
Ama sokağa da sığmaz bütün insanlar.
Sokak dünyadan küçük.
Dünya büyük.

Sen bilirsin ne büyük olduğunu dünyanın.
Tanırsın petrol ve kitap, et ve pamuk taşıyan gemileri.
Gördün insanların farklı renklerini,
insanların farklı dertlerini,
öğrendin ne zor olduğunu hepsinin acısını duymanın
hepsini tek tek toplamanın
tek bir insan sinesine… sonunda patlamadan.

Kapa gözlerini ve unut.
Camlara vuran suyu dinle,
öylesine dingin, hiç bir şey söylemeyen.
Ama süzülüp giderken ellerden
öylesine dingin! Her şeyin üstünü örtüyor o su…
Yeniden doğacak mı o batık kentler?
Batan o insanlar – geri gelecekler mi bir gün?

Yüreğim bilmiyor.
Şu benim aptal, gülünç, kırılgan yüreğim.
Ancak şimdi fark ediyorum
ne hazin olduğunu bazı şeyleri bilmemenin.
(Kişisel yalnızlığa gömüldüm ve
unuttum insanların birbiriyle
haberleştiği o eski dili.)

Önceleri yalnız melekleri dinlerdim
sonatları, şiirleri, hastalıklı itirafları.
Hiç insan sesi dinlemedim.
Gerçekten ne zavallı haldeyim.

Önceleri yalnız hayali ülkelere giderdim,
yaşamanın kolay olduğu, sorunsuz adalara
ama tüketirlerdi, intihara çağırırdı onlar da.

Dostlarım hep adalara gittiler.
Adalar yutar insanları.
Fakat yine de kurtuldu bazıları
ve haber getirdiler
dünya büyük dediler ve dünya
her gün daha da büyüyor
ateşle aşk arasında.

O zaman benim yüreğim de büyür pekala.
Aşkla ateş arasında,
hayatla ateş arasında,
yüreğim on metre büyür ve patlar sonunda.
–Ah gelecek yaşam! Seni biz yaratacağız.

Drummond

Cortázar

Paskalya Adası’nda Aynaların İşleyişi
Julio Cortázar

(Brüksel, 1914 – Paris, 1984)

Paskalya Adası’nın batısına bir ayna konulduğunda, geri kalıyordu. Paskalya Adası’nın doğusuna bir ayna konulduğunda, ileri gidiyordu. Ancak milimetrik ölçümlerle bulunabiliyordu bir aynanın adada doğruyu gösterdiği nokta ama o noktanın o ayna için doğru olması başka bir ayna için de öyle olduğu anlamına gelmiyordu, çünkü aynaların farklı materyallere karşı farklı hassasiyetleri vardı ve her biri kendi yapısına göre tepkiler veriyordu. Bu yüzden, Guggenheim bursuyla adaya araştırma yapmaya gelen antropolog Salómon Lemos tıraş olurken aynaya baktığında kendisini tifüsten ölmüş olarak gördü, bu adanın doğusunda oldu. Fakat aynı anda, Paskalya Adası’nın batısında unuttuğu küçük bir ayna hiç kimseye (çünkü kayaların arasına düşmüştü) önce kısa pantolonla okula giden bir Salómon Lemos’u; sonra annesi ve babası tarafından bir küvette neşeyle sabunlanıp yıkanan cıscıbıldak bir Salómon Lemos’u; sonra da Trenque Lauquen’de bir çiftlikte agu agu diyerek teyzesi Remeditos’u duygulandıran bir Salómon Lemos’u gösteriyordu.

pájaro - cándido portinari

Pájaro – Cándido Portinari.

%d blogcu bunu beğendi: