Saray ve Partisi

Ağustos 10, 2015

Fikret Otyam - Harranlı Kadınlar - 2003

In Memoriam: Fikret Otyam (1926-2015). Hoşçakal Usta. Bize gösterdiğin gözlerimizle bakıyoruz ardından… Harranlı Kadınlar – 2003.

Erdoğan saraya sıkıştı. Partisi sandığa sıkıştı. Derin stratejisi Suriye’ye sıkıştı. Ne olacak şimdi? Göreceğiz…

Tarihin garip cilvesi, tıpkı Esad’ın Esed olması gibi AKP de giderek EKP (ya da EK Parti) oldu: Erdoğan’ı kalkındırmak için takviye kuvvet olarak çalışıyor. Seçim sonuçları şunu açıkça gösterdi: Sarayın partisi durumuna düşen EKP’nin çoğunluk olmadığı her türlü meclis aritmetiği Erdoğan’ı saraya sıkıştırır. Bu yüzden Erdoğan ve Partisi erken seçime mecburlar. Çoğunluğu elde etmek için her yolu deneyecekler.

Sarayın Partisi, bu yolda ilk adım olarak, çözüm süreci masasını tekmeledi. Kürtlere savaş açtı. Kürtlerle savaşırsa oylarını arttıracağını düşünüyor. AKP Habur’dan sonra da böyle bir dönüş yapmış, oylarını arttırmıştı. Şimdi de olur mu? Çok mümkün görünmüyor. Habur’dan sonraki dönüş anketlerdeki işaretlerle gelmişti, sandıktaki bir hezimetle değil. Seçmenin sandıkta söylediği söz böyle ağzına tıkanmamıştı. AKP’nin Kürt seçmenleri kendilerine yönelik resmi nefreti Kobani’deki kadar doğrudan ve net görmemişlerdi. Halk şimdiki gibi iki buçuk yıllık bir çatışmasızlık süreci yaşamamış, barışın kokusunu böyle almamıştı. Savaştan yorulan, barış isteyen Türkiyeliler yüzde 13’lük bir yekun olduklarının farkında değillerdi.

Ve son olarak AKP henüz EKP olmamıştı. Bir parti olma vasfından uzaklaşıp Saray namına iktidarı gasp etmiş bir mekanizma olarak işlemeye başlamamıştı. Konuştuğu zaman, deforme olmuş, inandırıcılıktan uzak sesi ta Saraydan gelmiyordu. Partinin başkanı kurulmuş da sahneye konmuş bir anime karaktere benzemiyordu, söylediği şeylerle kendisi arasında bir ilişki kurmak bu kadar zor değildi. Milletvekilleri ve parti yetkilileri böyle inançtan yoksun bir bürokrat ya da teknokrat edasıyla konuşmuyorlardı.

AKP artık EKP (EK Parti) olduğunun, bir siyasi partinin savunamayacağı bir şeyi savunmaya çalıştığının, başkasının ağzıyla konuştuğunun, sürekli banttan yayın yaptığının farkında değil. Daha doğrusu bunu tüm Türkiye’nin gördüğünün farkında değil. Söylemeye ya da yapmaya çalıştığı her şey, söylendiği ve yapıldığı anda büyük bir müsamereden bir kesite dönüşüyor ve tam aksi bir tesir yaratıyor. Çok eski bir masaldaki o aleni sır seçmenlerin kulağında bir çocuk sesiyle tekrar tekrar çınlıyor:

–Anne bak, Sultan çıplak!

Otyam'ın Fırçasından - 1995

In Memoriam: Fikret Otyam (1926-2015). Otyam’ın Fırçasından – 1995.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: