Saray, Partisi ve Çözüm Süreci

Ağustos 19, 2015

Van kadinlar mesaleli yuruyus

Kadınlar tecavüz olaylarına karşı meşaleli yürüyüş yapıyorlar. Van, 31 Ağustos 2014. Kaynak: DİHA.

İki buçuk yıllık çatışmasızlık sürecini yeniden kurmak için yeni bir iki buçuk yıl daha gerekir. Matematik böyle der ama geçen iki buçuk yıllık sürecin bu topluma nasıl etki ettiğini, neler kattığını, onu hangi düşüncelere getirdiğini söylemez. Bunu siyasetçiler, siyaset bilimi öngörmüştür ya da çoğu zaman olduğu gibi hep birlikte şimdiyi yaşarken görür, analiz eder, öğreniriz.

Normalde samimiyetle Çözüm Sürecini başlatan ve artık silahların değil insanların konuşmasını hedefleyen bir siyasetin HDP’nin parti olarak meclise girmesini öngörmesi, desteklemesi, hatta bunu açıkça göstermek ve meclise girmesini kolaylaştırmak için seçimlerden önce seçim barajını düşürmesi gerekirdi. Ve meclis içinde HDP’nin tüm demokratik süreçlere eşit olarak katılmasının garantisi olması gerekirdi.

Ama öyle olmadı, Saray ve Partisi böyle bir tavır almadı, zaten seçim sonuçlarına verdikleri tepki de Çözüm Sürecinin ne anlama geldiğini idrak edemediklerini, -büyük bir basiretsizlikle- HDP’ye bir tuzak kurduklarını ama kurdukları tuzağa kendilerinin düştüğünü gösterdi.

HDP’nin aldığı milyonlarca oyu “utanmadan” kendi lehlerine kullanarak mecliste istedikleri çoğunluğu elde etmeyi hesapladılar. Planları işlemedi ama çok daha önemli bir şey oldu; deşifre oldular. Herkes ne yapmaya çalıştıklarını gördü. Şimdi “utanmadan” yine aynı çirkin plan üzerine çalışıyorlar. Ve yine herkes görüyor.

Seçim sonuçlarını beğenmeyen Saray ve Partisi çözüm masasını tekmeledi ve Kandil’i bombalamaya başladı. PKK karşılık verdi, veriyor. Her gün ölüm haberleri geliyor. Savaşa karar veren aynı siyasetçiler şimdi asker-polis cenazelerinde sıra sıra dizilip melül melül yere bakıyorlar. Ama o üzüntülü pozlar, o hamasi nutuklar faydasız. Her cenaze, hissesi “şehadet şerbeti başkasına zorla, hileyle içirilince baldıran zehiri olur” diyen bir kıssaya benziyor. Her gün daha çok…

Çünkü başkalarının hırsları, çıkarları için çok masum evladını gömdü bu ülke. Bunlar bizim iki buçuk yıldır görmediğimiz ama öncesindeki yıllardan çok iyi bildiğimiz aynı fotoğraflar. Yalnızca biz şimdi bir şey daha biliyoruz: İstenirse bu sahneler yaşanmayabiliyormuş. Eskiden bu kahreden ölümler kader gibi geliyordu insanlara. Çatışmasızlık sürecinde bunun bir kader olmadığını gördük hep birlikte.

Fakat anlaşılan o ki, Saray ve Partisi -yine büyük bir basiretsizlikle- çatışmasızlık sürecinin, barışın insanları nasıl dönüştürebileceğini de öngörememiş: Çünkü öldürülen asker ve polis cenazeleri üzerinden gelişen toplumsal tepkiler, beklediği gibi, Çözüm Sürecine geri dönülmesi için çabalayan HDP’ye yönelmiyor. Tam aksine, şimdi her gün gelen ölüm haberleri karşısında günden güne yükselen sesler doğrudan Sarayı ve Partisini hedef alıyor. Ve sessizlikler de öyle. Çünkü o yükselen seslerin ardında her zaman onlardan kat kat daha büyük, çok daha fazla şeyler söylemek isteyen öfkeli sessizlikler vardır.

İşte çatışmasızlık süreci, barış böyle eder ülkeyi: Silahlar susarsa insanlar düşünür, görür, konuşur, tavır alır. Barış, savaşın nesneleştirdiği insanları yeniden özne yapar.

Yenilgi kokuyor Saray ve Partisi. Endişe ve telaş kokuyor. Her gün daha çok…

Gotch - Study for the birthday party

Thomas Cooper Gotch (1854-1931). Study for the birthday party, 1930, tuval üzerine yağlıboya, 50,8 x 61cm.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: