Geldi yine yeni yıl…

Aralık 31, 2018

-José… gelecekten geliyorum, sana çok önemli bir şey söylemem lazım.

-Ne?

-2018 o kadar da kötü bir yıl değildi.

***

Arjantin gazetesi Pagina 12‘de gördüğüm bu çizim Arjantinli çizer Daniel Paz‘a aittir. Diğer çizimlerini görmek için görsele tıklayabilirsiniz. Her şeye rağmen, iyi seneler…

Reklamlar

mafalda

1-Söylesene Baba, gelecek yıl var mı? -Ne var mııı? 2-Gelecek yıl, diyorum! Gerçekten var mı? Sakın şu hep geleceği söylenen ama bir türlü gelmeyen şeylerden olmasın!… Hee? 3-Ama Mafalda!… Gelecek yılın olmadığını da nereden çıkarıyorsun şimdi?! 4-Sen hiç gördün mü?

“GELECEK YIL” HEPİMİZE MUTLU, EN AZINDAN UMUTLU BİR YIL OLSUN…

Je suis Charlie

Julio Cortázar 98 Yaşında

Ağustos 26, 2012

Cortázar Okumak:


Bir günde seksen alemi devir etmektir,

bir alacakaranlık avcısı olmak,

kendi Seksek‘inle aşka düşmektir,

elindeki açıklayıcı bilgiler el kitabına göre ağlayıp gülmektir,

Paris’te mate içmektir,

gizli silahlar kullanmak,

bir cronopio ya da bir fama* olarak yaşamak arasında seçim yapmaktır;

öyle ki, sonunda artık bu kozmohayatın bir kozmonotu olursun ve son raunda dek dövüşerek büyürsün.


Diye anlatmış Venezuelalı kadın çizer Rayma Suprani Prodavinci’deki Cuadernos de la Monalisa adlı köşesinde. Ben çizgileri aynen alıp, cümleleri çeviriverdim. İtalikler Cortázar kitaplarının isimlerine yapılan göndermeleri işaret ediyor.

Cortázar bundan 98 yıl önce 26 Ağustos 1914′te doğdu.

İYİ Kİ DOĞDUN JULIO!

*Cronopio ve fama,  Cortázar’ın Historias de cronopios y de famas adlı eserinde insanları genel özellikleriyle sınıflandırmak için kendisinin uydurup, yeni anlamlarıyla kullandığı kelimelerdir.

Genel olarak cronopiolar temiz kalpli, idealist, düzensiz, duyarlı, gelenekleri pek takmayan tipler olarak sunulurlar. Famalar ise tam aksine, kuralcı, katı, düzenli, ciddidirler. Ve bir de esperanzalar vardır: Kendi halinde, gamsız, cahil, sıkıcı.

Cortázar sevdiklerini Büyük Cronopio diye nitelendirirdi. Okurları da Cortázar’ı, Büyük Cronopio olarak anarlar.



Daniele Cibati

― Büyüyünce ne olmak istiyor, benim oğlum?

― Baba, ne kadar iyimsersin!



Gabriel García Márquez okumak;


Mavi köpeğin gözleriyle bakmaktır dünyaya…

Latin Amerika’ya büyük kapıdan girmektir…

Macondo’da her şeyin mümkün olduğunu bilmektir,

Hayatı Fermina Daza ya da Florentino Ariza’ymışcasına sevmeyi,

Unutuşla varoluş arasında bir yerlerde doğduğumuzu,

Her birliktelikte yüzyıllık bir yalnızlık yaşadığımızı,

Hâlâ içinde barışı arıyor olsak da, dilimizin bize sunulmuş hakikatli bir ödül olduğunu bilmektir.


Diye anlatmış Venezuelalı kadın çizer Rayma Suprani Prodavinci’deki Cuadernos de la Monalisa adlı köşesinde. Ben çizgileri aynen alıp, cümleleri de çeviriverdim.

Márquez bundan 85 yıl önce 6 Mart 1927’de doğdu.

İYİ Kİ DOĞDUN GABO!

Daniele Cibati

― Beni nereye götürüyorsun?

― Demokrasiyi görmeye!

― Ya canım acırsa?

― Hiçbir şey hissetmeyeceksin.

%d blogcu bunu beğendi: