Papeles inesperados

Sende en sevdiğim şey

Julio Cortázar (1914-984)

Sende en sevdiğim şey seksin.
Seksinde en sevdiğim şey ağzın.
Ağzında en sevdiğim şey dilin.
Dilinde en sevdiğim şey sözün.

***

Papeles inesperados, Julio Cortázar, (Edición de Aurora Bernárdez y Carles Álvarez Garriga) Alfaguara, Buenos Aires, 2009. Sf.405.

Adından da (Beklenmedik Kağıtlar) anlaşılacağı üzere kitap Cortazar’ın sonradan ortaya çıkan karalamalarından ve taslaklarından oluşuyor. Metin Fransızca yazılmış, Fransızcadan Cortazar’ın ilk eşi Aurora Bernárdez çevirmiş. Ben de İspanyolcasından çevirdim. Benim “seks” diye çevirdiğim ya da bıraktığım şeyin asıl anlamı “cinsiyet”. Metne “cinsin” ya da “cinsiyetin”den daha çok oturduğu için öyle bıraktım. Olası farklı yorumlamalar için bilmekte fayda var. Bir de, metin aslında dörtlük değil. Bunu da bilmekte fayda var.

Cortazar

saroyan

Desen: William Saroyan

I

Agustín Tavitian (1939-1990)

Bir yeri olmak ya da olmamak, işte bütün mesele,
Ruhunu saklayacak bir yer. Bir coğrafya,
nasıl olursa olsun, düşleri beslesin, içinde
hayallerle ve çılgınlıklarla ilerlensin yeter.
Bir yer. Soğuğu iliklerine kadar işlese,
korkudan ve üzüntüden iki büklüm olsan bile.
Yoksul bir yer belki ya da yıkıntılı
Uzakta, terk edilmiş, her şeyden ayrı.
Seni barındıran, seni koruyan bir yer.
Yaşadığın, düşündüğün, sevdiğin bir yer.
Olma özgürlüğünü yarattığın o yer.

La Palabra Invicta, Agustín Tavitian, Ediciones Akian, Buenos Aires, 1988. Sf.86. (Şiirin İspanyolca orijinalı ve Fransızca bir çevrisi için başlığa tıklayabilirsiniz.)

manolya-ve-iki-ari

Manolya ve İki Arı, Qi Baishi (1864-1957)

Düşünme olup bitmiş şeyleri

Po Chü-I

Düşünme olup bitmiş şeyleri;
Beyhude bir özlemdir düşünmek olmuş şeyi.
Olacak şeyleri de düşünme;
Geleceği düşünmek sabırsızlıktır boş yere.
En iyisi gündüzleri çuval gibi iskemleye bırak kendini;
Geceleri boylu boyunca uzan yatağa bir taş gibi.
Yemek gelince aç ağzını;
Kapa gözlerini uyku gelince.

(Ben şiiri İspanyolcadan çevirdim. Başlığa tıklayarak İspanyolca versiyonunu görebilirsiniz.)

manolya-ve-iki-ari-detay

Manolya ve İki Arı (Detay), Qi Baishi (1864-1957)

Şiirler Karşışiirler Başka Şiirler

Ayrıntı şiir dizisinden ikinci şiir çevirisi de yayınlandı. Kitapla ilgili detaylı bilgilere ve kitabın ilk sayfalarına şuradan ve şuradan ulaşabilirsiniz, ben aşağıda kitaptan sevdiğim bir şiiri paylaşıyorum. İyi okumalar…

Süreler

Şili’de Santiago’da
Günler
—– bitmek
———-  bilmezcesine
———————uzundur:
Pek çok sonsuzluk olur bir günde.

Bir katırın sırtına oturtuluruz
Gezgin satıcılar gibi:
Esneriz. Ve bir daha, bir daha esneriz.

Ama haftalar kısadır
Aylar son sürat geçerler
Yıllaruçuyormuşgibidirler.

Violeta ve Nicanor Parra (1966)

Violeta Parra ve Nicanor Parra, 1966, Şili.

Benedetti

Nice aradan sonra ilk çeviri yayınlandı. Hem de şiir kitabı. Mario Benedetti: Aşk Kadınlar ve Hayat. Ayrıntı Yayınları şiir dizisinden. Aşağıda kitaba yazdığım sunuş yazısının şiir çevirisi üzerine olan kısmından ve sevdiğim bir şiirden bazı bölümleri paylaştım. Sunuşun tamamını şuradan okuyabilirsiniz. Şiirin İspanyolcası için başlığa tıklamanız yeter. İyi okumalar…

“(…)

Şiir çevirisi zorlu bir uğraş. Çevirmen için her zaman -sonunda mutlaka yenildiği- yiğitçe bir meydan okuma olmuştur. Bu kaçınılmaz yenilgilerin iki temel sebebi vardır: birincisi, çevirmen tam olarak neyi çevirmesi gerektiğini (çevirmenden bir metni şiir yapan şeyin ne olduğunu bulması beklenir) bilmez; ikincisi ise bunu bulduğunu iddia etse bile (rol keser burada çevirmen) tam olarak nasıl çevireceğini (başka bir dildeki şiiri çözümleyip yerine bir şiir kurması istenir çevirmenden) bilmez. Yine de (şiirin, başka bir dilde de olsa, olan bir şeyin yerine kurulamayacağını, yalnızca olmayan şeyler için, tek seferlik olduğunu bilmesine rağmen) girişir çevirmen bu işe. Çünkü mağlubu yoktur bu yenilginin. Çünkü “her şeyden biraz kalır.” Şiir de, şair de, çevirmen de, okur da, çevirinin iki yanında uzanan diller de kazançlı çıkar bu yenilgiden. Şiirli bir yenilgidir bu. Yenilen pehlivanın yanaklarındaki mahcup pembelik o şiirden gelir.

(…)”

benedetti AKH

Seni Seviyorum

Ellerin benim okşanışlarım
benim gündelik akortlarım
seni seviyorum çünkü ellerin
ellerin adalet için çalışıyor

seni seviyorum çünkü sen benim
aşkımsın, suç ortağım ve her şeyim
seninle sokakta omuz omuza veririz
ve ikimizden de çok olduğumuzu biliriz

(…)

seni burada seviyorum cennetimde
yani kendi memleketimde
insanlar mutlu yaşar her yerinde
buna izin verilmese bile

seni seviyorum çünkü sen benim
aşkımsın, suç ortağım ve her şeyim
seninle sokakta omuz omuza veririz
ve ikimizden de çok olduğumuzu biliriz.

Benedetti con Luz

de Andrade

DÜNYA BÜYÜK
Carlos Drummond de Andrade

(1902 – 1987)

Hayır, dünyadan büyük değil yüreğim.
Çok daha küçük.
Acılarım bile sığmıyor içine.
Bu yüzden seviyorum anlatmayı.
Bu yüzden soyunuyorum,
bu yüzden bağırıyorum,
bu yüzden sürekli gazetelere bakıyorum,
susamışcasına kütüphanelere koşuyorum:
hepsini yapmaya muhtacım.

Evet, yüreğim çok küçük.
Ancak şimdi anlıyorum ona sığmayacağını insanların.
İnsanlar burada, dışarıda, sokaktalar.
Sokak kocaman. Büyük, düşündüğümden çok daha büyük.
Ama sokağa da sığmaz bütün insanlar.
Sokak dünyadan küçük.
Dünya büyük.

Sen bilirsin ne büyük olduğunu dünyanın.
Tanırsın petrol ve kitap, et ve pamuk taşıyan gemileri.
Gördün insanların farklı renklerini,
insanların farklı dertlerini,
öğrendin ne zor olduğunu hepsinin acısını duymanın
hepsini tek tek toplamanın
tek bir insan sinesine… sonunda patlamadan.

Kapa gözlerini ve unut.
Camlara vuran suyu dinle,
öylesine dingin, hiç bir şey söylemeyen.
Ama süzülüp giderken ellerden
öylesine dingin! Her şeyin üstünü örtüyor o su…
Yeniden doğacak mı o batık kentler?
Batan o insanlar – geri gelecekler mi bir gün?

Yüreğim bilmiyor.
Şu benim aptal, gülünç, kırılgan yüreğim.
Ancak şimdi fark ediyorum
ne hazin olduğunu bazı şeyleri bilmemenin.
(Kişisel yalnızlığa gömüldüm ve
unuttum insanların birbiriyle
haberleştiği o eski dili.)

Önceleri yalnız melekleri dinlerdim
sonatları, şiirleri, hastalıklı itirafları.
Hiç insan sesi dinlemedim.
Gerçekten ne zavallı haldeyim.

Önceleri yalnız hayali ülkelere giderdim,
yaşamanın kolay olduğu, sorunsuz adalara
ama tüketirlerdi, intihara çağırırdı onlar da.

Dostlarım hep adalara gittiler.
Adalar yutar insanları.
Fakat yine de kurtuldu bazıları
ve haber getirdiler
dünya büyük dediler ve dünya
her gün daha da büyüyor
ateşle aşk arasında.

O zaman benim yüreğim de büyür pekala.
Aşkla ateş arasında,
hayatla ateş arasında,
yüreğim on metre büyür ve patlar sonunda.
–Ah gelecek yaşam! Seni biz yaratacağız.

Drummond

Rumi ve Şems

Rumi ve Şems’in sohbet ettiği mistik sahne. Havuza güneşin aksi düşüyor. Tercüme-i Sevâkıb-ı Menâkıb isimli eserden. 1590’lı yıllarda hazırlanmış.

GİTME BENSİZ
Mevlana Celaleddin Rumi

(Belh, 1207 – Konya, 1273)

A canımın canı, ne de hoş, ne de güzel salına salına gidiyorsun; gitme bensiz. A dostların yaşayışı, gül bahçesine gitme bensiz.

A gök, dönme bensiz; a ay, parlama bensiz; a toprak, göverme bensiz; a zaman, geçme bensiz.

Bu dünya seninle hoş, o dünya seninle güzel; bu dünyada kalma bensiz, o dünyaya gitme bensiz.

A iz’an, bilme bensiz; a dil, söyleme bensiz; a göz, görme bensiz; a can, gitme bensiz.

Gece, ay ışığında gösterir yüzünü; ben geceyim, sen aysın bana; a can gitme bensiz.

Diken güle sığındı da öyle korundu ateşten; sen gülsün, ben dikeninim senin, gül bahçesine girme bensiz.

Gözün üzerimdeyken, senin kıvrık kamçının emrinde koşar dururum. Sen yine hep bak bana böyle, hep sür beni; gitme bensiz.

A neşe, padişahın meclisine girip de içme bensiz. A bekçi, varıp da padişahın damına  çıkma bensiz.

Eyvahlar olsun bu yola iz bilmeden düşene. İzini izlediğim sensin benim, a yol-iz bilen, gitme bensiz.

Başkaları aşk diyorlar; ben, aşkın da padişahı diyorum sana. Ey şunun, bunun aklına, vehmine bile gelmeyen, gelmeyecek kadar yüce olan, gitme bensiz.

***

DİVÂN-I KEBÎR’den Seçmeler, Mevlânâ Celâleddin. Hazırlayan Abdülbâki Gölpınarlı. MEB Devlet Kitapları, Birinci Basılış, İstanbul, 1970. Sf. 14-15.

Çeviri Abdülbaki Gölpınarlı‘ya ait. Ama ben de şiiri daha hızlı akıtmak için İranlı çevirmen ve akademisyen Ehsan Yarshater‘in yukarıdaki başlığa tıklayıp görebileceğiniz İngilizce çevirisiyle karşılaştırarak üzerinde biraz oynadım. Dolayısıyla, bu şiirin kaynak gösterilen kitaptaki çevirinin aynısı olmadığını ama yeni bir çeviri de sayılamayacağını unutmamak gerekir. 

fernando_pessoa, telhados de lisboa, joao beja

Otopsikografi
Fernando Pessoa

Şair dediğin uydurur
Ama öyle hissederek uydurur ki
Gerçekten kendi acısı olur
Sonunda o acı, uyduruktan çektiği.

Ama yazdığını okuyanların
Okuyunca içlerinde hissetttikleri
İkisi de değildir bu acıların
Başka bir acıdır hiç bilmedikleri.

İşte böyle bir dairesel hatta
Döner durur aklı oyalamak için
Şu gönül de denilen adına
Fıkır fıkır oyuncak tren.

carl sandburg

Şiirin On Tanımı

Carl Sandburg, Amerika Birleşik Devletleri (1878-1967)

1. Şiir belli hedefler gözeten yankı, hece ve uzun dalgalardan yine kendi sessizliğini yıkmak için düzenlenmiş bir ritim yaratan bir sessiz gösterimdir.

2. Şiir toprakta yaşayan ama uçmak isteyen bir deniz canlısının güncesidir.

3. Şiir ufukta bir açıklama olamayacak kadar büyük bir hızla kayboluveren hayata dair bir dizi açıklamadır.

4. Şiir bilinmeyenin ve bilinemezin sınırlarını zorlayacak hecelerin peşinde bir arayıştır.

5. Şiir masmavi bir ilkbahar göğünde esen beyaz bir rüzgarda salınan bir uçurtmanın kuyruğuna bağlanmış renkli bir kürenin içine kapatılan türlü türlü bilmecelerle düğümlü bir sarı ipek mendil teoremidir.

6. Şiir bir çiçeğin açılıp güneşlenen taç yapraklarıyla aynı çiçeğin toprağın altından onlarla tartışan kökü arasındaki sohbet ve suskunluktur.

7. Şiir hayata önce beşiklik edip sonra mezar olan toprağa özgü paradoksun mekanizmasıdır.

8. Şiir gökkuşaklarının nasıl yapıldığını ve neden kaybolduklarını söyleyen bir hayalet yazıdır.

9. Şiir sümbüllerle bisküvilerin sentezidir.

10. Şiir bir kapının bakanlara o bir anlığına görünen şeylere dair tahminler yaptırıp duran açınıp kapanışıdır.

***

İsveç asıllı ABD’li şair Carl Sandburg’un 1928’de yayınladığı Good Morning America isimli kitabında yer alan 38 şiir tanımından seçilmiş on tanımı okudunuz.

parasubiralcielo

 
 

Neruda

%d blogcu bunu beğendi: