manolya-ve-iki-ari

Manolya ve İki Arı, Qi Baishi (1864-1957)

Düşünme olup bitmiş şeyleri

Po Chü-I

Düşünme olup bitmiş şeyleri;
Beyhude bir özlemdir düşünmek olmuş şeyi.
Olacak şeyleri de düşünme;
Geleceği düşünmek sabırsızlıktır boş yere.
En iyisi gündüzleri çuval gibi iskemleye bırak kendini;
Geceleri boylu boyunca uzan yatağa bir taş gibi.
Yemek gelince aç ağzını;
Kapa gözlerini uyku gelince.

(Ben şiiri İspanyolcadan çevirdim. Başlığa tıklayarak İspanyolca versiyonunu görebilirsiniz.)

manolya-ve-iki-ari-detay

Manolya ve İki Arı (Detay), Qi Baishi (1864-1957)

Bir Öykü: Wu Cheng’en

Şubat 24, 2015

Tchang-Kia-Kiai - Wu Guanzhong

Yazgı
Wu Cheng’en

İmparator bir gece yılan saatinde gördüğü rüyasında sarayından çıkar ve kapkaranlık bahçedeki çiçeğe durmuş ağaçların altında yürümeye başlar. Birden ayaklarına bir şey kapanır ve ondan kendisini korumasını ister. İmparator merak eder. Ayaklarına kapanan şey aslında bir ejderha olduğunu ve yıldızların kendisine imparatorun veziri Wei Cheng’in ertesi gün akşam olmadan evvel başını vücudundan ayıracağını haber verdiklerini söyler. Rüyasında, imparator ejderhayı koruyacağına ant içer.

İmparator uyanır uyanmaz ilk iş Wei Cheng’i sorar. Ona sarayda olmadığını söylerler, hemen bulunmasını emreder ve ejderhayı öldürmemesi için onu bütün gün meşgul edecek işler verir. Akşama doğru satranç oynamayı teklif eder. Oyun uzun sürer, vezir yorulmuştur, bir ara dalar.

Kısa süre sonra büyük bir gümbürtüyle sarsılır her yer. Hemen ardından iki komutan koşarak imparatorun huzuruna gelirler, ellerinde kanlar içinde bir ejderha başı vardır. İmparatorun önüne bırakarak haykırırlar:

― Gökten düştü!

Seslere uyanan Wei Cheng şaşkınlıkla önünde duran kanlar içindeki başa bakar ve mırıldanır:

― Ne tuhaf, ben de rüyamda tıpkı böyle bir ejderha öldürüyordum.

Huş Ağaçları - Wu Guanzhong

Lao Tse: Saklı Ceylan

Aralık 21, 2011

Cheng bölgesinde bir oduncu kırda otların arasında ürkmüş bir ceylan bulmuş ve öldürmüş. Başkaları gelip bulmasın diye de, ormana gömüp üzerini yapraklar ve dallarla kapamış. Bir süre sonra sakladığı yeri unutunca tüm bunların bir düş olduğuna inanmış. Ve bunu, sanki bir düşmüş gibi, herkese anlatmaya başlamış. Anlattıklarını dinleyenlerden bir tanesi ormana saklı ceylanı aramaya gitmiş ve bulmuş. Ceylanı evine götürüp karısına şöyle demiş:

― Bir oduncu düşünde bir ceylanı öldürüp nereye gömdüğünü unutmuş, ben de bugün gidip onu buldum. Adamın rüyaları gerçekten de çıkıyor.

― Bence düşünde bir ceylan öldüren bir oduncu gören sensin. –demiş karısı. ― Nasıl oduncu olduğunu düşünürsün? Ve madem ki ceylan burada, rüyaları gerçek çıkan da sensin.

― Ceylanı bir düşte bulduğumu varsaydıktan sonra -diye yanıtlamış koca- benim düşümde ya da onun düşünde olmasının ne önemi var?

O gece oduncu, aklı hâlâ ceylan meselesiyle meşgul, evine dönmüş ve bu sefer gerçekten de düşünde ceylanı sakladığı yeri ve onu bulan adamı görmüş. Şafak vakti adamın evine gittiğinde öldürüp sakladığı ceylan da orada yerde yatıyormuş. Adamla epey tartışmışlar ve sonundan meseleyi çözmesi için yörenin hakimine gitmişler. Hakim oduncuya şöyle demiş:

― Gerçekten bir ceylan öldürdün ve bunun düş olduğuna inandın. Sonra gerçekten bir düş gördün ve düşünün gerçek olduğuna inandın. Bu adam ise ceylanı ormanda buldu ve şimdi sana inanmıyor, seninle tartışıyor. Ama karısı da kocasının düşünde başkasının öldürdüğü bir ceylanı bulduğunu gördüğünü düşünüyor. O  halde, gerçekte kimse bir ceylan öldürmedi. Ama ortada da gerçekten bir ceylan var; bu durumda en iyisi onu eşit olarak bölüşmeniz.

Olay Kral Cheng’in kulağına kadar gitmiş, vakayı duyan Kral Cheng şöyle demiş:

― Sakın bu hakim, ceylanı düşünde paylaştırmış olmasın?

Lao Tse (İ.Ö. 300 civarı)

Aylı Rüzgarlı Ayna

Şubat 28, 2011

Cao Xueqin

…O yıl Kia Yui’nin acıları iyice arttı. Gündüzlerini Bayan Yang’ın erişilmez hayali tüketiyordu, gecelerini karabasanlar ve uykusuzluk.

Bir akşam sokakta sadaka dilenerek dolaşan taocu bir bir rahibin ruh hastalıklarını iyileştirebildiğini söylediğini duydu. Kia Yui adamı çağırttı. Rahip ona “Sizin hastalığınız ilaçlarla iyileşmez.” dedi “Eğer söylediklerime uyarsanız, elimde tam size göre bir çare var.” Kolunun yeninden ışıltılı bir ayna çıkardı, üzerinde Aylı Rüzgarlı Emsalsiz Ayna yazıyordu. Rahip devam etti: “Bu ayna Korkunç Uyanışlar Perisi’nin sarayından geliyor, kötü düşüncelerin sebep olduğu hastalıkları iyileştirmeye birebirdir. Ama sakın aynanın sırt tarafından bakmayın. Yalnızca ön yüzüne bakın. Yarın gelir hem aynayı alır, hem de artık iyileştiğiniz için bir geçmiş olsun derim” Ve kendisine sunulan bozuklukları dahi kabul etmeden evden ayrıldı.

Kia Yui aynayı aldı, rahibin tarif ettiği şekilde bakmasıyla dehşetle elinden fırlatması bir oldu. Aynada bir kafatası görünüyordu. Dilenciye lanetler okudu ve o öfkeyle, bir de aynaya sırt tarafından bakmak istedi. Aynayı yerden aldı ve baktı. Derinlerde, Bayan Yang, en güzel giysilerini giyinmiş, ona el ediyordu. Kia Yui aynanın girdabına kapıldığını hissetti, metalin içinden geçti ve kadınla aynanın derinliklerinde doyasıya sevişti. Sonra Yang ona çıkışa kadar eşlik etti. Kia Yui uyandığında ayna yine ön yüzüne dönmüş, yine bir kafatası gösteriyordu. Aynanın hülyalı tarafının zevkleriyle bitkin düşen Kia Yui, yine de, aynaya tekrar bakma arzusunun önüne geçemedi. Yang ona yine el etti, yine aynanın derinliklerine indi, yine seviştiler. Bu birkaç kere oldu. Son seferinde, iki adam onu boynundan zincirleyip çıkışa kadar sürükleyerek getirirlerken “Tamam, sizinle geleceğim” diyebildi belli belirsiz “ama bırakın aynayı da alayım.” Son sözleri bunlar oldu, onu kirli çarşafın üstünde ölü buldular.

                                     El espejo de viento y lunaKızıl Köşkün Rüyası.

%d blogcu bunu beğendi: