julio ramon ribeyro

“(…)

Bir baba için en hakiki takvim kendi çocuğudur. Aynalardan ve yıllıklardan çok kendi çocuğumuzda varırız gelip geçiciliğimizin farkına; günden güne eskidiğimizin belirtilerini onda görürüz. Onun çıkardığı diş bizim kaybettiğimizdir; aldığı boy bizden eksilendir; onda ışıldamaya başlayanlar bizde artık sönenlerdir; onun öğrendiği bizim unuttuğumuzdur; ona yazılan yaş bizden silinendir. Onun gelişimi bizim tükenişimizin simetrik ve tersine görüntüsüdür. Çünkü çocuklarımız bizim zamanımızdan beslenir ve bizim varlığımızdan yapılan sürekli kesintilerden meydana getirilirler.

(…)”

Julio Ramón Ribeyro, Prosas Apátridas, Editorial Seix Barral, Biblioteca Breve, Barcelona, 2007. Pp. 67-68. Boldlar bana ait.

ribeyrologo

Reklamlar

  1. Öykü bir olay anlatmalıdır. Olaysız bir öykü yoktur. Öyküler okur da aktarılan olayı kendince öyküleyebilsin diye yaratılırlar.
  2. Öyküdeki olay gerçek ya da kurgu olabilir. Eğer gerçekse kurgu gibi görünmelidir, eğer kurguysa gerçek gibi.
  3. Öykü tercihen kısa olmalıdır, bir oturuşta okunabilmelidir.
  4. Öyküde anlatılan olay eğlendirmeli, heyecanlandırmalı, meraklandırmalı ya da şaşırtmalıdır: Eğer bunların hepsini birden yapabiliyorsa ne âlâ. Eğer bunlardan hiçbirini yapamıyorsa, pek de öykü sayılmaz.
  5. Öykünün üslubu doğrudan, açık olmalıdır; yani abartısız, dolambaçsız. Bırakalım o işlerle şiir ya da roman ilgilensin.
  6. Öykü yalnızca göstermelidir, öğretmeye kalkışmamalıdır. Yoksa kıssaya dönüşür.
  7. Öykü bütün teknikleri kabul eder; diyalog, monolog, basit ve düz anlatım, yazışmalar, ilgisiz metinlerin kolajı vs., ancak bu teknikler olayı dağıtmamalı ve okur öyküleneni sözel bir ifadeyle özetleyebilmelidir.
  8. Öyküye başlamak için, karakterin ya da karakterlerin kaderlerini belirleyecek bir karar almak zorunda kaldıkları bir ikilemle karşı karşıya oldukları bir an ya da durum seçilmelidir.
  9. Öyküde ölü zamanlara yer yoktur, gereksiz hiçbir şey yer almamaldırı. Her bir sözcük mutlaka bir zaruriyetten doğmalıdır.
  10. Öykü, kaçınılamayan tek bir sonuca doğru akmalıdır; bu son ne kadar beklenmedik ya da sıradışı olursa olsun. Eğer okur öykünün aktığı çözümü beğenmiyorsa, öykü iyi kotarılamamış demektir.

“Bu dekalogun tatbiki, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, iyi bir öykü yazılacağını garanti etmez. En iyisi, benim de sürekli yaptığım gibi, bu maddeleri düzenli olarak ihlal etmektir. Ya da, daha da iyisi, yeni bir dekalog yazmak olacaktır.” Julio Ramón Ribeyro. Dekalog’un İspanyolca orijinalini şuradan okuyabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: